boşanma davaları

boşanma davaları


boşanma davaları

Boşanma Sebepleri, Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreçleri

1. Anlaşmalı Boşanma Davaları
2. Çekişmeli Boşanma Davaları
A. Genel Boşanma Sebepleri
B. Özel Boşanma Sebepleri
Kanuni Düzenlemeler Çerçevesinde Özel Boşanma Sebepleri
Ayrılık Davası ve Hukuki Sonuçları
Boşanma ve Ayrılık Davalarında Alınacak Geçici Tedbirler

Boşanma, çiftlerden birinin ya da her iki tarafın yetkili Aile Mahkemesine başvurması üzerine mahkemece verilen evlilik birliğinin sona erdirilmesi durumudur. Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında boşanma davaları temel olarak Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma olmak üzere iki şekilde incelenir. Samsun ve çevre illerde aile hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerine hukuki danışmanlık sunan Samsun Boşanma Avukatı Avukat İlker Şahin (www.avilkersahin.net), dava süreçlerinin tüm aşamalarında hak kayıplarının önüne geçmek adına stratejik ve profesyonel yaklaşım benimsemektedir.

Tarafların boşanma ve sonuçları konusunda tam olarak anlaşmış olmaları gerekir. Maddi ve manevi tazminat, nafaka, çocukların velayeti gibi tüm konularda mutabakata varılmış olması şarttır. TMK madde 166/3’te belirtildiği gibi anlaşmalı boşanmanın şartları şunlardır:

  • Eşlerin en az 1 yıl süreyle evli olması,

  • Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi,

  • Anlaşmalı boşanma şartları ile ilgili olarak eşlerin anlaşma içerisinde olduklarını beyan eden bir anlaşmalı boşanma protokolü ve hâkim huzurunda bu anlaşmayı kabul ettiklerinin ikrarı.

Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların mahkeme huzuruna gelmesi durumunda ilk celsede boşanma gerçekleşir. Anlaşmalı boşanma davasında hâkim, tarafların ikrarı ile taleplerine bağlıdır. Bu kural sadece anlaşmalı boşanma davaları için geçerlidir; çekişmeli boşanma davalarında hâkim tarafların ikrarı ile bağlı değildir.

İlgili Kanun Maddesi (TMK m. 166/2):

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Çekişmeli boşanma davaları, taraflardan birinin boşanmak istediği ya da iki tarafın boşanmak istediği ancak tazminat, velayet, mal paylaşımı gibi konularda uzlaşılamayan dava türüdür. Boşanma sebepleri genel sebepler olabileceği gibi özel sebepler de olabilir. Hangi sebebe dayanırsa dayansın, iddia sahibi (müddei) iddiasını ispatla mükelleftir. Kişi iddia ettiği boşanma sebebini ispat etmek zorundadır.

Evlilik birliğini sarsan ya da ortadan kaldıran genel sebeplere aşağıdaki örnekleri verebiliriz:

  • Evlilik birliğine katkıda bulunmama,

  • Şiddetli geçimsizlik,

  • Cinsel ilişkiye zorlama,

  • Sürekli alkol ve uyuşturucu madde kullanımı,

  • Evi sık sık terk etmek,

  • Yalan söyleme ve güven sarsıcı davranışlar gibi evlilik birliğini sarsacak her türlü sebep genel boşanma sebebi olabilir.

Türk Medeni Kanunu'nda özel boşanma sebepleri 161-165. maddelerinde sınırlı şekilde belirtilmiştir. Davacı özel boşanma sebeplerini ispat ederse hâkim boşanma veya ayrılık vermek zorundadır. Özel boşanma sebepleri şunlardır:

  • TMK m. 161: Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası

  • TMK m. 162: Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış nedenleri ile boşanma davası

  • TMK m. 163: Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebepleri ile boşanma davası

  • TMK m. 164: Terk Sebebiyle boşanma davası

  • TMK m. 165: Akıl Hastalığı sebebiyle boşanma davası

  • I. Zina (Madde 161): Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

  • II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (Madde 162): Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler burada da geçerlidir; affeden tarafın dava hakkı yoktur.

  • III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (Madde 163): Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

  • IV. Terk (Madde 164): Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise terk edilen eş boşanma davası açabilir.

  • V. Akıl hastalığı (Madde 165): Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Özel boşanma sebepleri ile genel boşanma sebeplerinin ispat şartları birbirinden farklı olduğu için farklı hukuki sonuçlar doğurur. Özel boşanma sebeplerinde davacı karşı tarafın kusurlu olup olmadığını ayrıca ispatlamak zorunda değildir; yalnızca özel sebebin varlığını kanıtlaması yeterlidir. Ancak genel boşanma sebeplerinde davacı, karşı tarafın kusurunu ispat etmek zorundadır.

Taraflardan birinin ya da her iki tarafın talebi üzerine sonradan bir araya gelme ihtimalinin bulunması sebebiyle belli bir süre ayrı kalma amacıyla açılan davadır. Boşanma sebepleri ayrılık davası içinde geçerlidir. Hâkim talepleri değerlendirip 1 ile 3 yıl süreleri arasında ayrılık kararı verir. Bu süre karar kesinleşince başlar ve süre bitiminde ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.

TMK Madde 167: Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

  • Boşanma veya Ayrılık Kararı (Madde 170): Boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.

  • Ayrılık Süresinin Bitimi (Madde 172): Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Boşanma veya ayrılık davasının açılması ile eşler ve çocukların bundan zarar görmemeleri için geçici önlemlerin alınması gerekir. TMK madde 169 bu konuda düzenleme getirmiştir. Buna göre, boşanma veya ayrılık davasının açılması ile hâkim, davanın devamı süresinde gerekli olan eşlerin mallarının yönetimi, barınması ve çocukların durumu hakkında önlemleri re’sen alacaktır. Bu önlemler ihtiyati tedbir niteliğinde olup şartlar değiştiğinde hâkim bu önlemlerde değişiklik yapabilecektir.

```[cite: 8, 9]